Saklı kütüphane gibiydi ne çok şey barındırmışım meğerse
Kendi eserime yabancıymışım gibi bakınıyordum merakla
İlk defa görür, ilk defa dokunur, ilk defa okur gibi…
Kurutulmuş bir gül düşmüştü elime ilk aldığımda
Ardından bir sürü kağıt parçası ve bir takvim yaprağı düşmüştü
Takvim yaprağında ''artık demir almak günü gelmişse zamandan'' diyordu şiir
Ezbere bildiğim tek şiir idi diye düşündüm
Ve ezbere okuyabiliyor muyum yine diye başlamışken
''Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli'' diye kalakalmıştım
Kaç seneliksin sen defter diye sorasım gelmişti işte o bi an.
Sayfalarını inceledim ürkek bir şekilde şöyle böyle
Yer yer sararmışlardı besbelli
Kabarmış izleri gördüm, gözyaşları ile yazılmış satırlar dedim
kim bilir? Ne acı vardı, ne yara vardı o sayfalar üzerinde
Ara ara izi kalan yırtılmış yapraklar gördüm
Neden yırtmıştım acaba, ne yazmıştım yırtılmayı hak edecek?
Belki içinde seni gördüğüm bi gün yazılı idi
Ya da seninle olan ama senden uzak küçük telaşlar, sevinçler yazılı idi.
Kim bilir?
Seren ÇELİK
03.02.2012- 01:13
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder