Gitmekten değil en çok geri dönememekten korkar insan
Ya da döndüğü zaman geride bıraktığını bulamamaktan
Fark etmediğimiz bir gidişat vardır ortada durdurulamayan
Yollar vardır gidilecek, vakti geldiğinde edilecek vedalar vardır bir de
O vakit gelir, susulur konuşulmaz, sözcükler bitmiştir çünkü
Yüzün, tenin buz kesilir; gözler ise buğulu
Gövdende bir şeyleri sızlatan hissiyatın ne olduğunu çözemezsin
Dünyanın ne kadar ağır olduğunu hissedersin
Ve kimseye anlatılamayan,
Boğazının altında, göğsünün orta yerinde bir düğüm yaşarsın.
Bindiğin otobüsün buğulu camlarından bakarsın seni bekleyene
Gözlerin anlatır bir şeyler, böylece şu cümleleri fısıldar…
‘’Elini yüreğine koy ve hisset
Ayrı düşüyoruz sevgili, gidiyorum bir tarafım yaralı bir tarafım eksik’’
Ve karşılık verir o gözler, yüreğini ısıtır fısıldadığı şu cümleleriyle
‘’ Yollarımız ayrı ve uzak ama biz birbirini seven iki beden’’
Veda etmek yoktu bizde olmayacaktı
Bir ay da geçse bir yıl da geçse aynı kalacaktı sevgimizin sıcaklığı ve‘’biz’’ aynı kalacağız
Çıkmazlara girsek bile,
Birazcık da olsa düşlerimiz, hayallerimiz kafamızı çıkarıp rüzgarı hissetmemizi sağlayacak
Her güneş açışında ve batışında hissedeceğiz bedenlerimizi yan yana.
Hani demiştin ya sen
‘’ Yollarımız ayrı ve uzak ama biz birbirini seven iki beden’’
Birkaç fotoğrafa bakınıyorum ara ara
Fotoğraf bağırıyor sanki yüzüme, bakakalıyorum bize
Yaşadığımı hatırlıyorum seni görünce
Sanki ilk defa nefes alıyormuşum da oksijen göğsümü yakıyormuş gibi
Hafızama kayıtlı mimiklerin o kadar gerçekçi sergileniyor ki bilinçaltıma
Zamanın ne kadar insafsız olduğuna söyleniyorum
Uzaklaşan yollarımıza bir de ama nafile
Zaman geçti ve
Senin için terk-i diyar oldu Sakarya
Zaman geçecek ve
Vakit gelecek yol verecek bana İstanbul
Bu yollar ve geçecek zaman birleştirecek ellerimizi, kalplerimizi, ‘’bizi’’
Aşılan yollar ve varılan nokta bu olacak…
SEREN ÇELİK
16.06.2011 00.40
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder