23 Mart 2010 Salı

YAŞANMAYA DEĞER YAŞAM

Kendimi karanlık bir sokağa atar atmaz
Daha evvel hissetmediğim bitkinlik çökmüştü üzerime
Buz gibi bir sessizliğin olduğunun farkına vardım
Ay’da bir bulutun ardına saklanınca
Ortalık zifiri karanlığa bürünmüştü
Şehrin ruhumu ezmesi uzun sürmemişti
Karanlığın kokusu da acısıyla içime dolmuştu
Zaman bir sis perdesi gibi incelmişti
Ve
Etrafımı saran bu durgunluk yüreğime ağır gelmişti


Yeryüzünde ebedi sürgüne bir yolcuydum
Yaşanmaya değer bir yaşamın peşinde
Ne yaptığımın farkında değildim
Ki olsam buna cesaret edemezdim

Her sokak lambası altında ezildi yüreğim her an
Zihnim ve bedenim
Kapkara endişe bulutlarının etkisi altında yenilmişti
Zordu
Başka bir sır, başka bir sebep vardı
Her zorluğun ardında ve ötesinde
Anlatamıyordum ama yüreğimde hissediyordum
Pes etmek olmazdı
Yaşanmaya değer bir yaşamın peşindeydim ben…
Seren çelik
16.02.2010_Salı
21:09

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder